grgdn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
grgdn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2009 Pazar

TAZE HABERLER

Geçen gün Metin'le (Metoboy) karşılaştık Tezgah'ta, Şebnem'in albümünü sordum. Aslında bitirmişler. Fakat Şebo albüme çok özeniyor, tekrar tekrar elden geçiriyormuş. Bu nedenle piyasaya çıkması bir miktar gecikebilirmiş. Ancak Metin'in söylediğine göre bomba bir albüm olmuş. Sound olarak da bizi şaşırtacakmış. Çok meraklandım.
Asmalımescit Narpera'da otururken bir akşam (Habitus yazarı Melike Karakartal'la sohbet ediyorduk)Şemsettin Göktaş (Sony Müzik Ceo'su)geldi. Ayaküstü lafladık. Enteresan bir projeden söz etti. Kargo'yu biliyorsunuz. Koray ve Serkan bir süre önce Kargo'dan ayrıldıklarını açıkladılar ve Seattle'a gittiler. Arada gidip geliyorlar karşılaşıyoruz Koray'la. Grubun geri kalanı ise yanlarına grubun önemli elemanı MŞŞ'yi de yeniden alarak yine Kargo olarak devam etmeyi seçtiler. Bir süredir çalışıyorlar. Geçenlerde bir şarkıyı Mirkelam'la birlikte kaydetme kararı almışlar. Ortaya çıkan iş o kadar iyi olmuş ki o gazla 6-7 şarkı kaydetmişler. Şimdilerde bunu neden bir proje haline getirmiyoruz diye düşünüyorlar. Yani pek yakında Kargo'nun solisti olarak Mirkelam'ı görürseniz şaşırmayın.

Öte taraftan Yasemin Mori cephesinden de enteresan haberler geldi kulağıma. Yazılarımı takip edenler bilirler, ben kendisini başından beni çok seviyor ve destekliyorum. Şebnem Ferah'tan sonra bu kadar heyecan verici bir kadın rock vokal çıkmış olması, şarkı da yazabiliyor olması, arkasında prodüktör olarak Ozan Çolakoğlu ve Emre Irmak gibi müzik adamlarının olması beni çok umutlandırdı.
Medyadan da hatırı sayılır bir destek aldı Yasemin. Yani bu kadar dört dörtlük bir çıkış her yeni sanatçıya nasip olmaz.
Yasemin genç bir kadın. Rock'n roll bir gelenekten geliyor. Gotik dönemlerini hatırlıyorum, punk eğilimi olduğunu biliyorum. Doğayı seviyor, çevre bilinci olan bir genç kadın. Aktivist bir yönü de var. Ama kazandığı başarının, geldiği noktanın pek farkında değil gibi geliyor bana. Önce yılların kurt menajeri, çok sevdiğim dostum Funda Sanlıman'ı küstürüp kaybetti; şimdi de Ozan Çolakoğlu ve Emre Irmak'la bazı sıkıntılar yaşıyor galiba. Emre ve Ozan'ın bu işe ne büyük bir aşkla giriştiklerini, hatırı sayılır bir yatırım yaptıklarını biliyorum. Eğer bu noktada bir sıkıntı oluyorsa, gerçekten çok üzücü Yasemin.
Yarattığı enerjiden doğru biçimde faydalanır çevresinde onu destekleyen hem de kendisinden kat be kat tecrübesi olan insanları küstürmezse insani hedeflerine ve dilediği yaşam biçimine daha çabuk ulaşacağına inanıyorum.
Mutsuz punk olarak kalmak değil mesele, o mutsuzluktan söz edecek müzisyen derinliğine sahip olmak ve dolduruşa gelmemek. Çünkü dönüm noktasında müzik kariyerinin...

Emre Aydın, Haluk Kuruosman ve Hadi Elazzi ile karşılaştım sonra... Emre'nin yeni albüm çalışmaları tam gaz. Yeni albümde benim çok sevdiğim eski bir şarkıyı yorumlayacakmış Emre; "Duymak İstiyorum"... Doksanlara bomba gibi düşmüştü Cemali. Türk new wave'i denmişti hatırlarsanız. Çok kaliteli bir işti. Emre'nin yorumuna çok yakışacak.

Son haberim de Atiye ile ilgili. Süheyl Atay'ı tanıyorsunuzdur. Adını Tarkan'ın avukatı olarak duyduğumuz, hem iş yapış biçimini hem insan olarak çok sevdiğim bir dostum. Bildiğiniz üzere Eurovision süreci ve öncesinde Hadise'nin menajerliğini yapıyordu. Hadise'nin ve Türkiye'nin başarısı için canını dişine taktı ben bizzat şahitim. Ama sonra ne oldu? Bana göre fazlasıyla havaya giren Hadise, bir miktar da çevrenin gazına gelerek atay ile yollarını ayırdı. Büyük bir haksızlığa uğradı Süheyl Atay; iyi niyetinin ve duygusallığının kurbanı oldu bile denilebilir.
Geçenlerde Hürriyet'te Atiye'nin albümü ile ilgili yazdığım yazıda belirtmedim ama aklımdan geçirmiştim; Atiye de bence yetenekleri ve mutevazılığı itibariyle bir pop star adayı. Tam Suheyl'lik dedim içimden. Keşke onun menajeri olsa... Sanki beni duymuş gibi bir gün sonra aradı. İş tamammış. Bundan sonra Atiye'nin menajeri Süheyl Atay. Siz de gelişmeleri takip edin.

18 Mayıs 2009 Pazartesi

MaNgA ve Cartel Rock'n Coke'da!


90'ların başında Cartel diye birşey girdi hayatımıza. Karakan, Erci E, ve Da Crime Posse (Cinai Şebeke)'nin bir araya gelmesinden oluşan Cartel Türkiye'yi rap'le tanıştırdı desek herhalde yanlış olmaz. Kullandıkları sample'lar çok doğruydu. Sözler yerli yerine oturdu. Bizim milliyetçi tayfa tarafından yanlış anlaşılmış oldukları da madalyonun öbür yüzündeki gerçek. Nedeni ise çok açık; "cehennemden çıkan çılgın Türk" diyen kişinin hangi sosyo kültürel alanda söylediğine göre değişiyor bu cümlenin anlamı. Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarının yaşadığı kültür bunalımı, baskı başka; Türkiye'de yaşayıp dünyaya Türkçü bir siyasi duruşla bakanların fikri başka da ondan. Zaten buradaki algılanışları nedeniyle küstü Cartel ve kısa bir süre sonra dağıldı. Oysa hem müzikal olarak hem de ticari anlamda çok başarılı bir projeydi.
Cartel'den sonra grubu oluşturan parçalardan Erci E ve Karakan'ın solo projeleri yayınlandı Türkiye'de. Cartel kadar satıy başarıları olmasa da yapımcılarını zarara uğratmadılar. Erci E Cartel'in eğlenceli yüzüydü. Sözler ve altyapılar itibariyle daha çok eğlence, kızlar, dans odaklı bir iş yaptı. Kerim ve Alper Ağa'dan oluşan Karakan ise zaten projenin beyniydi. Onların albümünü çok beğendim. Şimdi Karakan da yok. Daha doğrusu Kerim ve Alper Ağa yollarını ayırdı. Kerim bildiğim kadarıyla işinde gücünde şimdi ve müzikal projeler konusunda ikna edilemiyor. Alper Ağa, Karakan'ı tek başına sürdürüyor.
Geçtiğimiz ay ikinci albümünü çıkaran Manga da çok özgün ve başarılı bir proje. İster Türkçe nu metal deyin adına, ister başka birşey; ilk albümü ile büyük bir satış yakalayan Manga büyüklük olarak benzer bir hayran kitlesini de peşinden sürüklemeyi becerdi. Hiçbir şeyin satmadığı bir dönemdi hem de. Bir başka okumayla da söyle denilebilir; Manga, çok satan son projeydi.
Karakan sevgilerini "Evdeki Ses" yorumlarından, Cartel hayranlıklarını da sohbetlerimizden biliyorum. (Bu arada Manga ekibi, Hayko Cepkin, Ege Çubukçu ve Pamela Spence de komple kankadır, yedikleri içtikleri ayrı gitmez. Alakasız gözükse de faydalı bir dipnot :))
Bir süre önce Manga'nın yapımcı şirketi Grgdn (Hadi Elazzi ve Haluk Kuruosman) Cartel'i yeni bir albüm yapma konusunda ikna ettiler. Bu albüm Grgdn etiketiyle çıkacak. Öte taraftan Grgdn'ın Türkiye'de Sony Müzik'le sözleşmeyle bağlayıcı olan bir kar ortaklığı var. Bu ortaklık Gripin, Manga, Emre Aydın için geçerliydi bu güne kadar. Ama sözleşmenin süresi dolana kadar Grgdn'ın yaptığı her işte otomatik olarak ortağı oluyor Sony. Dolayısıyla Cartel için de geçerli olacak. Sözleşme süresi dolduktan sonra yenilenir mi bilemiyorum. Ancak bildiğim bir şey var ki o da Sony Müzik Türkiye'nin sub label (alt şirket) olarak Grgdn'ı satın almak istiyor olduğu. Çünkü Sony Müzik Türkiye'nin yurtdışından gelen direktifleri de esas alarak bu yaz itibariyle büyümesi gerekiyor. Bu büyümeyi de canlı müzik ve menajerlik haklarına sahip olmayı hedefleyerek yapması gerekiyor. Bu minvalde yıllardır birlikte çalıştıkları Grgdn bulunmaz bir fırsat Sony için. Öte yandan kulağıma geldiğine göre Grgdn'ın ortaklarından Haluk Kuruosman bu duruma pek sıcak bakmıyor. Sony Müzik Türkiye'nin CEO'su Şemsettin Göktaş'sa ısrarlı. Şirketin yapısına ve Haluk Kuruosman'a ait stüdyoya hepsinden önemlisi iş yapış biçimlerine asla karışmak istemediğini söylüyor Göktaş. Tek hedefi, Sony International'ın beklentileri doğrultusunda bir büyüme gerçekleşmesi söylediğine göre. Anladığım kadarıyla Haluk Kuruosman'ın Grgdn'ın ortağı olarak isteği şirketin bağımsız olarak büyümesi.
Bu arada yeri gelmişken Aylin Aslım'ın yeni albümü de tıpkı Grgdn örneğinde geçerli olduğu üzere bir ortaklık yöntemiyle Sony Müzik'ten çıkacak önümüzdeki günlerde.
Gelelim yazının başlığına... Son dakikada bir aksilik olmazsa Manga ve Cartel ortak bir performans için Rock'n Coke sahnesinde olacaklar bu yaz. Henüz resmi açıklama yapılmadı ama kesin gibi gözüküyor. Kuşkusuz RNC'un en unutulmaz performanslarından biri olacaktır diye düşünüyorum.